9 Ekim 2009 Cuma

İŞ YERİNDE SAVUNMA...





Çalışma hayatında herkesin başına gelebilecek en kötü olaylardan birisidir. İyi günde herkes iyidir. Şans dönmeye görsün, sanki dünya size karşı olur. Gece -gündüz mesai’ye kalırsınız, cumartesi-Pazar çalışırsınız öğrenciler gibi devamsızlığınız bile yok. Akrabalarınızın düğünü olur gitmemişsiniz, yıllık izinlerinizi bile zar zor kullanırsınız. “İş kolik” olursunuz. Yada işini çok seven biri . Ama bir gün herhangi bir sebepten iş yeriyle aranız açılır. Allah Allah o kadar önemeli bir şey de değil. Önünüze bir kağıt koyarlar ve imzalamanız istenir. İşte bu kadar…..Artık vazgeçilmezliğiniz, önemli yerde görev yapmanız,kritik eleman olmanız bir şey değiştirmez. Parasını almış olsanızda, maddi imkanlarla ölçülemeyecek emeklerinize sünger çekilmiş, iş yeri ile aranıza kara kedi girmiştir. SAVUNMANIZ İSTENİYOR…


Kim ne derse desin “ savunması “ istene kişi artık yolcudur. Ama iyilikle ama güzellikle..Yolcudur Abbas , bağlasan durmaz. Eğer mavi yakalı yani işçi kadrosunda bulunuyorsa savunması dosyasına konur. Bir daha savunma istenecek bir olay olduğunda, üçüncü ihtara gerek kalmadan gönderilsin diye. 25.maddeden yazılan savunmaların dönüşü yok. Kesinlikle gönderiliyorsun. Çok tehlikeli bir madde.

Savunma yazıları iki nüsha halinde düzenlenir. İmzaladığınız kısım işverende kalır , diğeri sizde. Hatıra olarak saklamanız için. İmzalasanız da imzalamasanız da değişen bir şey olmaz. Size savunmanın verildiği gerektiğinde tutanak tutularak hayata geçirilir. Cevabını yazsanız da yazmasanız da fazla bir şey değişmez. Bir kez topun ağzına gelmişsiniz. Trafik polisi gibi. Trafik polisi ceza yazmayı kafasına koymuşsa bir kusur bulur. Yazar ve parasını ödersin. İşverende savunmayı istemişse kaçarı yok. Yavaş yavaş hafta sonları iş aramaya başlayın. Ya tazminatınızı ödemeden göndermek için savunmalarınız dosyaya konur, ya da sesiniz fazla çıkmasın diye size göz dağı verilir. Yani aba altından sopa gösterilir. Özellikle kişilerin sivrilmesi önlenir, sivrilen isimlerde savunmalarla, tutanaklarla törpülenir.


İŞVERENİN SAVUNMA İSTEMİ


savunm

Tehlikeli yani tazminatsız gönderilme durumunuz varsa rast gele savunma yazmayın. Savunma yazmak için iki gün süre verilir. bir bilene danışarak yazın. Veya internette sizin sorununuz gibi olanların durumunu araştırın. Yazılı belge olmadan yapılan işlem , hem işçiyi hem işvereni haklı olduğu konuda haksız duruma düşürebilir.

62 yorum:

Adsız dedi ki...

ılk yardım sertifikası için 2gün kurs alıyoduk işyeri yoluyodu pazar katılamadım ve benden savunma yazmamı istediler amma nasıl yazılır bilmiyorum lütfen yardım edin

çekmeceli on 13 Temmuz 2011 11:10 dedi ki...

İş yerinizin savunmanızı isteyen bölümünün başlığını kullanarak,pazar günü eğitime neden katılamadığınızı anlatan bir dilekçe yazacaksınız.
Örneğin ;
.........personel işlerine 13 . 07 . 2011
Konu : Savunma isteği ( 11.07.2011 )

10.07.2011 pazar günü .....firması tarafanından verilmekte olan " ilkyardım kursuna sağlık problemlerim nedeniyle (ishal ) katılamadım. Değil kursa gitmek evden dışarı çıkamadım. Ailemin eczaneden aldığı ishal kesici haplar ile Pazartesi günü iş başı yapabildim.
İlk yardım kursunda eksik kalan saatlerin yazılı varsa görsel dökümanını alarak telafi etmek etmek istediğimi bildirir, bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla
Adınız soyadız imza
varsa o günkü rapor veya kullandığınız ilaçların reçeteleri
Bu bir örnektir. neden katılamadığınızı belirten dilekçenize elinizde olan belgeleri de eklerseniz iş yeri savunma dilekçenizi dosyanıza koysa da belgeleriniz olduğu için fazla bir şey ifade etmeyecek.

herbalife ürünleri on 6 Aralık 2011 12:53 dedi ki...

bugün benden de savunma istendi

Emin Yaşar on 23 Ekim 2013 13:46 dedi ki...

Bayram tatilimi 1 gun istemeden uzattim benden savunma istendi..
Karaladim birseyler verdim..
Mazeret olarak ulasim problemi gosterdim.. dershanede ogretmenim .. sizce atmak icin mi aldilar korkutmak icin mi ?

çekmeceli on 23 Ekim 2013 20:59 dedi ki...

Emin bey ; birincisi korkutmak için bir daha tekrarı olmasın diye.
İkincisi ; Dosyanızda bulunsun diye. Yarın öbür gün tekrarı olduğunda mahkemeye birden fazla tutanak yani delil sunmaları için. Dershane de iş yeridir. Hiç bir iş yeri bir - iki savunma yazısı ile mahkemeye veremez. Tabii iş kanununun 25. maddesi hariç.

Adsız dedi ki...

Merhaba ben otelde ozel guvenlik olarak calismaktayim benim basima bir olay geldi misafirlerimizden birine ziyaretci geldi ben sonradan farkettim ve arkasindan gittim kimle girusmek istedigini sordum gelen kisiye ziyaret icin geldigini soyledi o esnada gorusmek ustedigi kisiyle telefonda haberlestiler ve iceriye goturdu otel misafiri benim gerekli yerlere bilgi verip kimlik almam gerekiyordu ziyarete gelen kisiye bunu belirttim ama alma firsati vermediler yonetim bana tutanak tutmus savunmam isteniyor kimlik almadigim icin savunmami yapmalimiyim yiksa bu bana karsi yapilan bir hareketmi cunju ben hamileyim ve baski yapiliyor diye dusunuyorum cikmam icin ne olur baba bir akil verin tesekkur ederim

çekmeceli on 30 Ocak 2014 16:02 dedi ki...

Özel güvenlik
İş yerinde tutanak tutulması yasal çerçevede normal. Çalışan kişiden kaynaklanan hatalarda, tutarsız davranışlarda , dosyanızda bulundurulmak üzere “ TUTANAK “tutulur. Tutanağı tutan ve o anda orada bulunan en az bir veya iki şahit’e imzalatılmak şartıyla tutulur. İş mahkemeye döküldüğünde size karşı kullanılmak üzere. İş veren sizi çıkarmaya karar vermişse , bir kişiyi sizi izlemekle görevlendirir ( bu başınızda sorumlu olduğunuz amir olur genelde ) sizin hakkınızda on tane tutanak tutturur. Şahit’te bulur. Siz görevinizi yapın , hotel’in sahibine dahi misafir gelse kimliğini alın. Eger savunmanızı isterlerse dikkat edin hemen yazıp vermeyin. Savunma yazılı olmak zorunda ve 6 gün içinde cevap vermek zorundasınız. Altı gün içinde savunmaya cevap vermezseniz kabul etmiş sayılırsınız. Çalışma yıllarınız fazla ise bir avukata danışarak savunmanızı yazmanızda fayda var. Ayrıca size karşı tutulan tutanakta , tutanak şahitleri kim ,bu tutanağı imzalayan kişiler olası bir mahkemede ifade vermek zorunda.
Özel güvenlik şirketine bağlı çalışıyorsanız , şirketten sizi buradan alıp başka bir projeye vermenizi isteyin. Eğer hotelin kendi bünyesinde çalışıyorsanız biraz daha dikkatli olun lütfen. Doğuma iki ay kalana kadar dişinizi sıkın desem…
Özel sektörde sizin olayınızdan yüzlerce var. Yaşayan bilir bu stresi , sıkıntıyı.

Adsız dedi ki...

Merhaba lar sayın admin ben savunma yazmassam peki imza atmassam bana sıkıntı olurmu yazmıyorum imzalamiyorum demek istiyorum hatta bugüne kadar kimseden savunma almadılar benim senem çok ve 1 tane ihtar yedim öncelerden saçma bi sebepten bana akıl verir misiniz şimdiden tesekkurler

çekmeceli on 6 Mart 2014 14:14 dedi ki...

Savunmanız sizden yazılı istenmek zorunda.Ve sizde bu savunmaya 6 gün içinde cevap vermeniz gerekir. Cevap yazmazsanız 6 günün sonunda size yöneltilen suçlamayı kabul etmiş olursunuz. İş yerinde eski çalışanım yani çok senem var diyorsunuz benim size tavsiyem bir Avukat 'a danışarak savunmanızı yazmanız. Çünkü gün geçtikçe tazminatsız çıkarılma hazırlıkları yapılıyor gibi.. Yüklü bir tazminat alacağınız varsa , lütfen 6 gün içinde bir avukat'tan yardım alarak hareket edin.

cemile engin on 4 Haziran 2014 22:20 dedi ki...

Merhaba ben kozmetik sektorunde calismaktym musteri beni sikayt etms olay soyle gerceklesti musteri iceri giriyr ojeyi elinden dusurup kiriyor bende hicbirsey demeden aseton alip yeri silmeye gittm fakat musterim ben ona elini silmesi icin islak mendil vermedinm kasaya gelip kirilan ojenin parasini odedi soylenip durdu ben nsl kirdigini sormadn agzi acikti diye savunmaya gecti bende sadece oje acik degildi kapaginda bulunan kartndan dustu diye anlatmaya calistm beni dinlemeden soylene soylene gitmis yanimdabulunan arkadim icinde suratsizlar ojenin parasini aldilar diye sikayet etmis ve savunmami istediler sizce yazmalimiyim bu bir ihtarmi tutanak mi 2 senelik elemanim yardimci olmanizi rica ederim ne yapmam gerekiyr bu isten yavas yavas uzaklastrp tazminat vermemek icin mi acaba

cemile engin on 4 Haziran 2014 22:22 dedi ki...

Cvp bekliyrm lutfen

çekmeceli on 6 Haziran 2014 10:25 dedi ki...

Cemile hanım çalışma hayatı bu kadar acımasız. Siz savunmanızı 6 iş günü içinde yazmak zorundasınız. Yazmassanız , savunmanızı yazmadınız diye hakkınızda tutanak tutarlar,bu hoş değil.. ....../...../ 2014
........Personel işleri müdürlüğüne
..../..../ 2014 tarihli savunma isteğinize istinaden yazıyorum.
mağzamıza gelen müşteri ojelere tek tek bakmak yerine iki üç tanesini eline alıp bakmak istedi. Bu arada da birini yere düşürdü ve kırıldı. " zararı yok hanımefendi temizleriz " dememe rağmen kasaya gitti ve kırılan ojenin parasını ödedi. ben yeri temizlerken kapıdan çıktı. çıkarken de " suratsızlar "diyerek hakarette bulundu. Müşteri veli nimettir, deyip hoş karşılasak ta neden bizi şikayet ettiğine bir anlam veremedik.

Tanık satış danışmanı
....... ....... Cemile .....

imza imza

Arkadaşınızı tanık göstermeyi unutmayın. Tanığınız olduğu için bu savunma hiç bir işe yaramaz.( işveren için ) Ama tanıksız savunmalardan kendinizi koruyun. Zira yazdığınız savunma çoğaldıkça tazminatsız çıkışınız hızlanır. Kolay gelsin

Adsız dedi ki...

işyerine girerken bizden telefonumuzu güvenliıe bırakmamız isteniyor bende bırakmadığım için savunmamı istediler ne yapabilim teşekürler

çekmeceli on 18 Haziran 2014 11:40 dedi ki...

İŞ YERLERİNDE CEP TELEFONU YASAKLANABİLİR Mİ ?
Bir yıl önce kesip sakladığım bir gazete yazısınını sizinle paylaşmak istiyorum. kararı siz verin.
İŞYERİNİN hangi kurallarla yönetileceğine işveren karar verir. İşveren bu kararını verirken insan haklarına saygılı ve iş kanununa da aykırı olmayan bir şekilde kurallar belirleyebilir. Bütün işverenler isterlerse işyerinde özel görüşmeleri yasaklayabilirler, ki bunu normal masa telefonları için söylüyorum, hatta isterlerse bu yasaklamayı işyerinde cep telefonu kullanmama kararı olarak uygulayabilirler. Bu yetki tamamıyla işverene aittir. Ancak bu tür yasaklamaların haberleşme hürriyetine de engel olmayacak şekilde olması lazımdır. Yani, bir insanın eşinin hastalandığı ya da çocuğunun okuldan alınması gibi bilgileri de öğrenebilmesi gerekir. Buradaki kısıtlamanın, kişinin özel görüşmelerinin en temel haklardan olan haberleşme hürriyetini kötüye kullanımı olan sohbet, uzun süreli gereksiz konuşmalar, mesajlaşmalar ya da oyun oynamalar gibi şeyler için olması gerekir
CEP telefonunun mesai saatleri içerisinde iş dışı konularda, eğlence vb. amaçlarla kullanılması iş akdinin feshini gerektirir. Facebook, MSN de amaç dışı kullanılırsa iş akdi feshedilir. Ben her ne kadar çalışanın yanında olsam da iş veriminin artmasına engel teşvik eden şeylerin yasaklanmasını olumlu karşılıyorum. Çalışanlar tarafından bu konunun çok fazla suiistimal edildiğini görüyoruz, bana gelennörneklerden biliyorum. İşveren bu hakkını suistimal eder mi, zaman gösterecek. Suiistimale açık bir konu ama iş akdine son verirken kanıtlaması lazım. Sen telefonunu amaç dışı kullandın deyip iş akdini feshedemez, o kadar basit değil.
İŞÇİNİN yaptığı işin öncelikleri dikkat ve konsantrasyon gerektiriyorsa ve o dikkat ve konsantrasyon olmadığı takdirde işin akışı, verimliliği düşüyorsa; objektif ölçüler, dürüstlük kuralı çerçevesinde işveren çalışma saatlerinde cep telefonu kullanımı ile ilgili yasaklama getirebilir. Burada Anayasa’daki haberleşme özgürlüğü meselesi de var. Bununla da çatışıyor. Haberleşme özgürlüğünün ihlal edilmemesi şarttır ama cep telefonu kullanımı kişinin işi ile ilgili bir konsantrasyon bozukluğuna sebep oluyorsa da belli zaman dilimleri içinde bu tür yasakları işveren uygulayabilir. Ama genel olarak “Bu işyerinde cep telefonu kullanılamaz’’ şeklinde bir yasak konulamaz. Gürültüye ve dikkat dağınıklığına neden olan, özel telefon görüşmeleri, melodi sesi, fotoğraf, kamera, oyun gibi eğlence özellikleri kullanılıyorsa işverenin cep telefonu kullanılmaması konusunda sözleşme yapma hakkı da var.

İşveren böyle bir yasak koyar, uymayan çalışanları uyarır ve bu uyarıya uymayanlar da 25/2’ye göre işin akışını bozdukları için sözleşmeleri feshedilebilir

ali Kemal on 18 Haziran 2014 13:43 dedi ki...

İş yerinde özel güvenlik im bur hırsızlık oldu önemli birsey çalınmadi kendi bünyesinde bir sitede çalışıyorum özel bir sirket değil bu benim ilk tutanagim 6 yıl dir çalışıyorum tazminat siz işten cikarirlarmi kimliğime el konurmu

ali Kemal on 18 Haziran 2014 13:46 dedi ki...

Bir sitede özel güvenlik im bur sirkete bağlı değil bir hırsızlık olayı oldu değerli bir eşya çalınmadi 6 yıllık işçiyim bu benim ilk tutanağim tazminat siz atarlarmi kimliğimevel konurmu bir işyerinde tazminat siz işten atmak için kaç tutanak olması gerekir

çekmeceli on 20 Haziran 2014 22:48 dedi ki...

Site'ler kendi bünyesinde özel güvenlik birimi istihdam edip çalıştırır. bir güvenlik şirketinden bu hizmeti alabilecekleri gibi ,site yönetimi karar alır ve kendi bünyesinde güvenlik çalıştırır. Site yönetimi ile imzaladığınız şözleşme de çalışma şartlarınız yazmalı. Şözleşmeye aykırı davranmanız durumunda en az hakkınızda düzenlenen üç tutanak ile iş akdiniz fes edilir. Bu işten çıkarma biraz karışık ve uzun bir süreç. Sen görevini yaptığın sürece öyle işten çıkarmak kolay değil. Mahkemeler haklı olduğun sürece senden yana. Sözleşmen yoksa site yönetiminden nelere dikkat etmen gerektiğine dair yazılı talimatları al. Al ki neyi yapman yada neyi yapmaman gerektiğini bil ve ona göre çalışmana devam et. Ayrıca özel güvenlik kimliğine kimse el koyamaz. Sadece valilikler tarafından iptal edilir. Rahat ol.

aysegul Özer on 14 Temmuz 2014 16:18 dedi ki...

Merhaba. Ben bir hafta önce özel muhasebe kursuna kayıt yaptırdım. Sözleşme imzaladim. Henüz kurs daha başlamadı. Kursun yari ücretini ödedim. Bana 3 gün içinde ise yerleşeceğim vaadlerinde bulunuldu fakat hersey kayıt yaptirana kadarmış. Kursu iptal ettirmek istediğimi bildirdim yanıt olumsuz oldu. Noterden ihbar cekecegimi söyledim hic bir sonuç doğurmaz denildi. Ne yapmam gerekio. Nasıl fesh edebilirim sözleşmeyi ücretimi geri alabilirmiyim?

aysegul Özer on 14 Temmuz 2014 16:22 dedi ki...

Özel bir kurs sözleşme feshi için noterden ihtarname nasıl hazirlayabilirim. Lütfen yardımcı olun

çekmeceli on 15 Temmuz 2014 00:10 dedi ki...

Ayşegül hanım ,
Notere gidin derdinizi söyleyin onlar size yardımcı olacaklar.Bir şey hazırlamanıza gerek yok
Sözleşmenizi fesh ettiğinize yönelik noterden ihtar çekin kursa. Sözleşme iptal olduğunda toplam ücretin %10'unu ödemeniz gerekmekte kalan kısımdan sorumlu değilsiniz. Ödemedikleri takdirde 2000 TL nin altındaysa ilçe tüketici hakem heyetine ( Kaymakamlıkta bulunur )başvurabilirsiniz. 2000-3000 TL arasındaysa il tüketici hakem heyetine başvuracaksınız, daha üstü bir ücret iade edilmiyorsa tüketici mahkemesine başvurabilirsiniz.

aysegul Özer on 15 Temmuz 2014 19:24 dedi ki...

Peki Noterden ihtar çekersem kesin fesih olur mu sözleşme?

çekmeceli on 16 Temmuz 2014 13:04 dedi ki...

Aslında sözleşmenizde detaylı bilgiler vardır. Tek taraflı fesih etme şartları ve fesih halinde ödenecek cezai tutar veya yaptırımlar yazması gerekir. Sözleşmenizi dikkatli ve özenle okuyun lütfen. Ayrıca işe yerleştirme garantisi verdiğini gösteren bröşür varsa el ilanı yada gazete ilanı gibi belgeleri toplayın. Hakem heyetine bunları da verin.

aysegul Özer on 17 Temmuz 2014 12:11 dedi ki...

Sözleşmenin bir kopyası bende yok. Vermediler hiç bişey. S

Female on 17 Temmuz 2014 22:33 dedi ki...

Calismakta oldugum magazaya iftar saati gelen musteri 3 kere seslendigi halde tv izledigimi ona yardimci olmadigim gerekcesiyle savunmam isteniyor 1.si benim reyonum disinda bir bolumdu ve o bolumden yanimda 2 arkadas daha vardi onlarla tartisti musteri laf dalasina girdi sonra ramazandayiz sakin olun fln diye musteriyi gonderdik ertesi gun tekrar gelip magaza mudurune sikayet etmis magaza yonetimi kamera kayitlarindan benide orda tv izlerken godugu icin bendende savunma istiyor ne yazmaliyim musteriyle hicbir diyalogum olmadi ama savunma kagidinda gelen musteriyle ilgilenmeyip tv izlemeyi tercih ettiginiz musteri sikayeti be kamera kayitlarindan tesbit edilmistir savunmanizi verin yaziyo sef yardimcisi oldugum icin unvanimda tehlikede lutfen yardim edin bana cok zor durumdayim nasil yazacagimi bilmiyorum yarin sabah teslim edicem

çekmeceli on 21 Temmuz 2014 11:20 dedi ki...

Bir konuda savunma istenirken “ savunmanı yaz ve yarın ver “ denir. Ama iş kanunu savunmanızı en geç altı ( 6 ) gün içinde yazmanız için size süre tanımıştır. Hemen isterlerse bir avukata danışacağınızı ve altı gün süresi olduğunu bildiğinizi söyleyiniz..
Sizden TV izlediğiniz için mi savunma isteniyor yoksa müşteri ile ilgilenmediğiniz için mi ? TV mağazanızda satılmak için mi duruyor yoksa boş zamanlarınız da siz izleyesiniz diye mi ? Eğer siz izleyin diye var ise savunma istemeleri için sebep yok. Burada “ tv izlemeye daldığınız ve müşteri ile ilgilenmediğiniz iddiası” var. Senin reyonun dışında gelişen olaylar ama sen” şef “ yardımcısı olduğun için , senin reyonun dışında olsun olmasın gelen müşteri ile ilgilenmek ve yönlendirme yapmak göreviniz olması gerekir diye düşünüyorum. Eğer değilse savunmayı yazmanız çok kolay.
………………..Mağaza personel işleri müdürlüğüne
…/…../…../ tarihinde benden istediğiniz savunmam için yazıyorum.
TV izlesem de sık sık reyonuma doğru bakıp müşterinin gelip gelmediğini görüyorum. TV ‘ye değil işime bakıyorum. Şikayete konu olan müşterinin geldiğini gördüm fakat benim reyonuma değil de arkadaşımın sorumlu olduğu reyona yöneldiği için ilgilenmedim ama müşterinin hareketlerini takip ediyordum ve benim reyonuma doğru yöneldiğini hissetsem dahi kalkıp reyonuma giderdim. Mağaza yönetiminin talimatı reyon sorumlusu reyonuna gelen müşteri ile birebir ilgilenmek ve müşteriyi memnun etmek yönünde olduğunu biliyorum. Eğer arkadaşımın reyonuna gelen müşteri ile arkadaşım orada iken ben ilgilenseydim arkadaşım bana kızabilirdi. Ya da bir problem olsaydı arkadaşım veya mağaza yönetimi senin o reyonda ne işin var diye beni eleştirirlerdi. Arkadaşlık ilişkilerimizin ve çalışma ortamımızın bozulmaması için ben konuya dahil olmadım. Sabırsız müşterimiz kızınca da sakinleştirip isteğini yerine getirmeye çalıştık. Sonuçta yanımızdan memnun olduğunu söyleyerek ayrılan müşterinin ertesi gün bizi mağaza yönetimine şikayet etmesine de bir anlam vermiş değilim.
Tarih
Ad soyad ve imza

Adsız dedi ki...

Bi giyim firmasinda satis danismaniyim haziran ayi icerisinde satisim dusuk oldugundan dun savunmami istediler acaba 6 ay doldugu icin isten cikarticaklarda tazminat vermemek icin mi ostiyolar napmaliyim nasil bi savunma yazmaliyim

çekmeceli on 23 Temmuz 2014 14:50 dedi ki...

Herhalde 2 veya 3 kişi çalışıyorsunuz. Arkadaşlarının satışları sizden yüksek olmalı ki neden düşük diye sizden savunma istediler. Satışı yüksek olan fazla prim alır , düşük olan alamaz olur biter. İşveren sizin gelen müşterilerle ilgilenmediğiniz , onlara yönlendirme ve bilgilendirme yapmadığınız yönünde şikayet almış olabilir veya sizi izlemiş olabilir. Eğer satış danışmanı olarak bu meslekte ilerlemek veya kariyer yapmak istiyorsanız ya bulunduğunuz mağazada ya da başka bir yerde gerçekten yoğun bir tempoda çalışmanız gerekir. Ay sonunda size hedef verilen ciroyu yakalamanız için.
Bir yılınız dolmadığı için zaten tazminatı hak etmiyorsunuz. Bu savunma daha ileriki günlerde kullanılır veya sizi uyarmak için olabilir. Satışınızın niçin düşük olduğu konusunda nedenlerinizi bilmediğim için şu şekilde yazın demem yanlış olur. Bunu en iyi siz bildiğiniz için yine en iyi siz yazabilirsiniz. Yukarıda nasıl başlık bulabilirsiniz örnekleri var zaten. Kolay gelsin

sadaw26 on 9 Ağustos 2014 23:48 dedi ki...

iyi akşamlar admin benim bir sıkıntım var akşam bu saatlerde şeflerden bir tanesi üzerimizde tejzizatlarimizi konrol etti ve bu esnada beni uzerimde sadece kelepce olmadigi anlaşildi dediki seni kelepcen nerde dedim mobada ne isi var mobada lavaboya gitmistim dedim o yuzden cikardim sonradan da unuttum tamam dedi bunları bana anlatma dedi yarin savuanda yazarsın dedi. Ne yapmaliyim simdi yada ne yazmaliyim kafam allak pullah...simdiden sağol...

Merve Aykol on 29 Ağustos 2014 23:30 dedi ki...

Bugun iş bası yapmam gerekıyodu benım.cıkısımı verdıler rapor aldıgım için 170 aradım cıkısım gözükmüyormus iş yerını aradım berıldı cıkısın dedndı ama cıkıs kagıdım yok üçgün işe gelmedı dıye tuyanak tuta bılırler mi bende işş yerıne gıdıp cıkısım olmadıgı için tutanak tutabılırım heralde sonra noterdende iş yerıne ıntihar cekilebılır benım baska yapmam geren bıswy varmi işssi Ödene yı almam için benım cıkıs kagıdımın olması gerekıyo iş yerı vermedı

çekmeceli on 31 Ağustos 2014 09:54 dedi ki...

Merve hanım
Bir ay içinde haber vermeden 3 gün üst üste işe gelmezseniz tazminatsız işinize son verilir. Örneğin Perşembe –Cuma işe gelmediniz cumartesi’yi de içine alır ve işten çıkarılırsınız. Hafta sonunun devamı olduğu için. Yine pazartesi – Salı işe gelmediniz hafta sonu bağlantılı olduğu için yine işinize son verirler. Bir ay içinde 3 gün işe gelmezseniz yine tazminatsız işinize son verirler. Habersiz işe gelmemelerde. Bu 3 gün aynı ay içinde olması şart değil. Habersiz gelmediğiniz ilk gün den sonraki 30 gün içinde haber vermeden üst üste veya farklı zamanda iki gün daha gelmezseniz yine tazminatsız işinize son verilir. Bu çıkışlarda işkur’a vereceğiniz belge verilmez. Bunun için de işsizlik ödeneği alamazsınız. Bunu almanın şartları
İşsizlik sigortasından yararlanabilmek için;
- Kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmak,
- Hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak,
- Son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmak,
-Hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde en yakın İŞKUR birimine şahsen ya da elektronik ortamda başvurmak,
gerekmektedir.
Alo 170 e kayıt yaptırın. İşten çıkışınız internet ortamına genelde ayın 25’inden sonra düşer. Eğer raporunuz varsa ve eski bir çalışansanız iş mahkemesinde dava açın. İşyeri raporlu iken işten çıkaramaz.

murat dedi ki...

Slm kolay gelsin sirket gecivi gorevle 3ay baska sehirde calistirmak istedi ama kimse gitmek istemedi ve kura cekildi ben cikdim ve gittim sehir disina gitigim gun gece 04:00 vardiyasina gittim 13:30 mesai bitimine dogru gitigim sehrin mudurun yanina gittim ve isyeri calisma sartlari benim geldigim sehre gore agir ve bir gunde belim agirdi dedim bu arada yaptigimiz is insan gucuyle yuk indir bindir mudure acikladim belim agirdini geldigim sehrin mudurunu aradilar sikinti olacak filan dediler ertesi gun gittim zorla 2 gun dayandim dondum kendi calisdigim sehre ve mudurum dedi sorun olacak bu gune kadar gidip kimse 2 gun icinde donmedi filan dedim gittim 2 gun calisdim belim agirdi dondum geldim keyfimden gelmedim geldikden 5 gun sonra yani o hafda icinde izinli gunumde doktora gittim beyin cerrah bolumune doktor dedi ermar cekelim fitikmi var incilmis mi belli olur sirkete bildirdim simdi savunma istiyolar ne yazmam gerekiyor ilerde isden ayrilirken tszminatimi etkilememesi icin savunmaya emar randevu kagidinin foto kopisinide ekliyim mi tesekuerler yarin vermem gerekiyor tesekurler..

çekmeceli on 2 Eylül 2014 09:20 dedi ki...

Şirketle yaptığınız sözşeşme de , işe girerken imzaladığınız sözleşmede ( hani bazen iş bulduk diye sevinir ve okumadan imzalarız ya ) aşağıdaki gibi bir madde var mı ?
"Şirket, işlerinin icabı olarak sözleşmeli personeli İstanbul'da ve ülke içinde herhangi bir yerde şirket bünyesi içinde ve dışında diğer kuruluş ve müesseselerde çalıştırabilir" maddesi veya buna benzer bir madde varsa çalışmak zorundasınız. Buradaki İstanbul örnektir. Bu Ankara da olur İzmir’de.
Sözleşmenizde bulunmadığı halde uygulanan ve tarafınızdan altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklik sizi bağlamaz. Değişiklik teklifini 6 iş günü içinde kabul etmezseniz, işvereniniz değişikliğin geçerli nedeninin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve ihbar önellerine uymak ve kıdem tazminatınızı ödemek koşuluyla sizi işten çıkarabilir.
Nasıl savunma yazarsınız ? Bir hatırlatma yapalım. Savunma yazısını 6 iş günü içerisinde verebilirsiniz. Genelde bugün verilir yarın istenir.
………. Personel işleri müdürlüğüne …… …/09/2014
…./09/2014 - .../09/2014 tarihleri arasında çalıştığım iş yerinden farklı bir şehirdeki işyerine çalışmaya gönderdiniz. Gittiğimde gördüm ki bedenen ve daha ağır koşullarda bir çalışma ortamı var. Bunun neticesinde belimde bir ağrı oluştu ve ben dönmek zorunda kaldım. Doktora gittim ve çekilen emar ve yapılan tetkikler sonucunda belimde zedelenme oluşmuştur. Çekilen emar ve tetkikler ile doktor raporu elimde mevcuttur. İstendiğinde verebilirim. Bu savunma …../09/2014 tarihinde istediğiniz savunma yazısına istinaden yazılmıştır. Bilgilerinize.
Ad soyad
imza
Bunu iyi oku ve sözleşmene bak.
“İşçi İşverenin Türkiye içinde kurduğu, kuracağı bütün işyerlerine gitmeyi İşverenin Türkiye sathındaki bütün işyerlerinde çalışmayı kabul ve taahhüt eder”maddesi varsa çalışan yeni adrese gitmek zorundadır. Aksi halde kıdem tazminatı alma haklarını kaybeder.

murat dedi ki...

Tesekurler efedim savunma iyi guzel ama daha 7 eylulde amar cekilip sonuclari soylenecek doktor sadece emar icin gun verdi savunmada bi duzeltme yapalim mi yoksa direk boyle yazip vereyim mi ilerde sorun olurmu bu savunmayla ilgili sirket cekiliyor diyelim iscilere tazminat verip cikaracak bu savunmayi onume koyup senin kini vermiyom digermi bide bu konuyla uyari cezasi gelecek galiba bi sikinti olurmu bu ceza uyari degilde baska ceza gelirse itiraz edebilirmiyim yani sirket gonderdi ben gitmemezlik yapmadim gittim is yuku agir ve personel sayisinin az oldugu icin kendimi fazla zorladim belim agirdi saglik sorunu yuzunden geri donmek zorunda kaldim simdi savunmada dediniz gibi elimde yazili belge yok birde doktor sadece emar cekilip bacam dedi 7 eylulde daha cekilmedim birde gonderdikleri istasyonda az sayida adam var ama beden isi zor hep diger sehirden toplanan gecici gorev adamlari ama yinede yetersiz kaliyor savunmada duzeltme yapip cevap yazarsaniz konu bu siz ne yazarsaniz ben onu yazicam ornek bi savunma rica ediyom sizden tesekurler

Adsız dedi ki...

Merhaba turizm sirketinde calismktayim ve yemkhanede calisqn ablmz ile diger calisanlr arasinda tartisma yasandi aksamnda sirket yetkilimiz ve yemkhaneci ablmizn tartismsiyla ablmiz bagirarak ofisi terketti ertesi gn sirket yetkikimizin zoruyla abla hkknda bize zorla tutanga tanik olarak imza attirdilar bunun abla icn kidem tazminatini engelleyeck bi durumu olurmu emekliligini vereckti cunku bole bisey olsn istemem

çekmeceli on 28 Kasım 2014 12:11 dedi ki...

Tutanakların çoğalması tazminatsız çıkışın yolunu açar. yemekhanede çalışan abla günü dolduysa SGK 'ya gidip emekli olabilir yazısını alıp iş yerine versin. Tazminatını alsın. Yok eğer günü dolmuyorsa , günü dolana kadar uslu uslu oturup sinirlerine hakim olmalı.

Derin on 30 Kasım 2014 17:35 dedi ki...

Merhaba,
Bana iş arkadaşımı kendi özel evime diğer iş arkadaşlarımla birlikte pazar günü kahvaltıya çağırmadığım için ihtar verildi. Olay şu şekilde gerçekleşti, evine çağırmadığım kişi direktörümüzün yanında onu niye çağarmadık diye bize bağırdı ve onu yemekhaneye giderken veya dışarıya hava almaya giderken de çağırmadığımız ve onu arkadaş olarak görmediğimiz için azarladı. Ertesi gün de şekilde devam etti ve aramızda küçük bir tartışma yaşandı. Kendisiyle iş dışında arkadaşlık kurmak zorunda olmadığımı ve bu konuda haksız olduğunu söylememe rağmen bağırıp, çağırıp ağlayarak bana hakaret etti. Kendisini bir üst müdürüne şikayet ettim ve bana hak verdi. Direktörümüzle de görüşmek istedim ve o bunu reddetti. Ben de daha önce de bu bayanla sık sık konuşmaya ve onunla iş dışında dahi arkadaşlık kurmaya zorladığım için sinirlerim yıpranarak panik atak krizi geçirdim ve hastaneye kaldırıldım. Bana sakinleştirici iğne yapıldı, başka bir doktora daha giderek 2 günlük anksiyete bozukluğu teşhisi ile rapor aldım. O gün akşam evde dinlenirken arkadaşlarımdan direktörümüzün bize ihtar verdiğini öğrendim ve bir atak daha geçirerek hastaneye gittim. Direktörümüz bu bayana kendi ekibiyle ve iş yaptığı diğer departmanlardaki kişilerle de sorun yaşamasına rağmen hiçbir şekilde uyarı vermiyor, hatta kendi ekibinden bir kişi sırf onunla sürekli Problem yaşayıp 2 kez istifa etmesine rağmen hiçbir şekilde uyarılmayıp tüm ekibin onunla dostluk kurmasını istiyor. Ben yazacağım savunmamı tüm bu hususlar üzerine nasıl yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim.

çekmeceli on 1 Aralık 2014 09:28 dedi ki...

Sana ihtar verilmesi için iş görme veya işyeri düzenine aykırı bir durum olmalıdır. keyfi bir şekilde uyarı ve ihtar verilmez ki. Verilse de geçerli değildir. AMA eğer iş yerinde çalışanlar haftada bir onbeş günde bir yada ayda bir bu etkinlikleri yapıyorlarsa işyeri bunu kural haline getirmişse o zaman haklı olurlar.
Eğer iş yerinde böyle bir gelenek yoksa sana verilen ihtarın kanun önünde geçerliliği yok. Olay anlattığın gibiyse
" sana verilen uyarı cezasının yerinde olmadığını uyarı sebeplerinin gerçek ve doğru olmadığını yazabilirsin. Sonuçta kimse kimseyi zoraki arkadaş seçimine zorlayamaz. Bu keyfi nedenlere girer. Bu tür davranışlar da sizin sağlığınıza zarar vermiş. Doktordan aldığınız raporun fotokopisini de savunmanıza ekleyin.
Zoraki arkadaşlık istekleriniz ekteki raporda görldüğü gibi bende sağlık problemlerine yol açmıştır diyerek raporun fotokopisini de ekle

Derin dedi ki...

Çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için. Dediğiniz şekilde yazacağım, ancak bu kişinin diğer bir çok çalışanla problemi var ve bizlere Mobbing uyguluyor. Bununla ilgili kendisi hakkında dava açma hakkım olabilir mi. Müdürümüz hiçbirimizin anlayamadığı sebeplerle onu koruyor ve bu konuda da benim aleyhime bir sonuç olmasından korkuyorum. Kendimi korumak adına dava açabilir miyim.

çekmeceli on 2 Aralık 2014 16:00 dedi ki...

Davayı siz açacağınız için ispatlamak ta size düşer. Bunun için çalışma arkadaşlarınızdan en az iki kişi bulmanız ve açtığınız dava da şahit'lik yapması gerekir. Şahit bulamazsanız işiniz zor. Ama unutmayın teknoloji çağındayız. Ses kayıt var fotoğraf var... Dedim ya ispatlamak size düşer

selen yılmaz on 2 Ocak 2015 09:58 dedi ki...

Merhaba;ben ayakkabı mağazasında 4 yıldan veri çalışmaktayım görevim mağaza şefi.Bize merkezden her ay hedef verilir ve %85 oranını geçtiğimiz zaman prim elde ederiz.geçtiğimiz kasım ayında ayın son günü hedefımızın %85 ıne cok az bir tutar kalmıştı.Bende bize 20 km uzaklıkta bulunan diğer şubedeki arkadaşımdan 2 adet yapılan nakit satışı bize göndermelerini yani ürünü onlar müşteriye satacak fatura kesmeyecek ben kendi mağazamdan kesecektim ertesi gün faturaları ona gönderecek o da müşterilerine teslim edecekti tabi aldığı paraları da bana eft yapacaktı.Ben müşteri bilgilerini aldığı ürünleri sistemden fatura ettim fakat bunu yaparken de hep tereddütteydim,çünkü arkadaşım o mağazada yeniydi ve bunu diğer personel kötüye kullanabilirdi.Ben faturaları kestim kesmesine ama içime iyice kurt düştü ve ben faturaları iptal ettim o mağazayı aradım ben iptal ettim siz kendinize girebilirsiniz dedim neden dediler yok istemiyorum yanlış olacak uğraşmaya değmez dedim.Tamam dediler.Ve ben ne yaptım sırf hedefımız gerçekleşsin diye hiç ihtiyacım olmadığı halde 200 tl lik ürün aldım zaten alacağım prim 250 tl :)sırf mağaza kotası yükselsin diğer personelde prim alsın ve mutlu olsun du hedefim.O akşam işler çok iyi gitti ve biz kendimiz hakederek hedefimizi gerçekleştirdik.Aradan günler geçti mağazada yeni olan arkadaşım diğer personellere sözünü geçiremiyor her gün kavga ettiğini söylüyordu.Bir gün arkadaşım mağazada yokken tüm peronel birleşip insankaynaklarına dilekçe yazmışlar biz satıyoruz ama şefimiz diğer mağazaya yardım ediyor bizim hakkımız yiyor diye.Düşündüğüm başıma gelmişti personeller şikayet etmiş ama olay ertesinde değil tam 23 gün sonra.Neyse bölge müdürümüz olaydan 23 gün sonra geldi kamera kayıtlarını izlemiş bana olayı anlatmamı istedi tüm çıplaklığıyla anlattım evet böyle birşey düşündüm ama yanlış olduğunu farkedip yapmadım zaten.Ben savunmamı yazdım bu sefer ertesi akşam mağaza kapanmasına yakın beni çekip şirketin benden istifa etmemi istediğini aksi takdirde hırsızlıktan atılacağımız falan söyledi,hiçbir sey imzalamadım o gece mağazanın anahtarları değiştirildi benden habersiz.Ertesi gün sayım yapıldı beni de çağırdı sayımı yapıcaksın ve gıdıceksın bir daha da gelmeyeceksin dedi,ben de tabii ne kadar zekisiniz 3 gün gelmiyim devamsızlıktan atın dimi dedim,orada sustu kaldı.Ben sayıma gittim bana o gün 2 gün idari izinli olduğumu gösteren kağıtla geldi onu imzaladım. ve 3.gün Merkeze gitmem gerektiğini söyledi ne olacağını bilmediğini söyleyerek.Ben merkeze de gittim orada da yina baskılar yok 25/2 maddesinden atarız iş bulamazsın sen sahtekarlık yaptın falan filan diye baskı uyguladılar eve noterden kağıt gönderceklermiş bende bekliyorum gönderin dedim ordan çıktım.Ve doğru avukata gıttım durumu anlattım ve vekalet verip ihtarname çektik.Bu arada 2 gün sonra maaş yatış zamanı geldi bana maaşımı,yıllık izin paramı ve prim parasını yatırmışlardı.Ee hani ben haketmemiştim o primi niye yatırdılar,şimdi olay davalık oldu ben bu yargı sürecinden nasıl etkilenirim gerçekten iş bulamazmıyım ya da davayı kazanma ihtimalim nedir.Hırsızlıkla suçlayan adamlar beni ne diye merkeze çağırdılar çok haklılarsa hemen gönderselerdi noterden kağıt.Lütfen cevaplayın çok fena durumdayım düşünmekten.

çekmeceli on 2 Ocak 2015 15:57 dedi ki...

Selen hanım avukata danışarak hareket etmeniz çok güzel. İş hukuku konusunda uzman bir avukat olmasına dikkat edin. Mağaza size yasal haklarınızı vererek işten ayrılmanızı talep ederse kabul edin. Artık o iş yerinde ne siz rahat çalışabilecek siniz nede size huzur verecekler. Kotayı doldurmak için yapılan farklı işlemler var keşke onları araştırıp deneseydiniz. Merak etmeyin perakende sektöründe iş bulmanız çok kolay. Yeter ki küçük bir kasabada olmayın.
4857 SAYLI İŞ KANUNU 25.MADDE
İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
MADDE 25. - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
I- Sağlık sebepleri:
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.
IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması.
İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

çekmeceli on 2 Ocak 2015 15:59 dedi ki...

İŞ KANUNUNUN TAM METNİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4857.html

selen yılmaz on 2 Ocak 2015 23:10 dedi ki...

Cok tesekkur ederim..

ADSIZZZZZZZZZZZ on 3 Ocak 2015 19:41 dedi ki...

MERHABA BEN AVMDE DANIŞMA OLARAK ÇALIŞMAKTAYIM BİZİM SÜREKLİ DÜZENLEDİĞİMİZ ETKİNLİKLERİMİZ OLUYOR VE BUGÜN JENGA TURNUVAMIZ VARDI FAKAT JENGALAR ORTADA YOKTU BUNDAN YAKLAŞIK 1 YADA 2 AY ÖNCE DÜZENLENMİŞTİ KALDIRILIP KORİDORA KONULMUŞTU FAKAT BUGÜN GİTTİĞİMİZDE OARADA YOKTU GÜVENLİK TEMİZLİKÇİLER DANIŞMADAN ARKADASM HEPİMİZ HER YERİ ARAMAMIZA RAĞMEN BULUNAMADI YAKLAŞIK 2 YILDIR AVM DE ÇALIŞIYORUM İLK DEFA BASIMA BÖLE BİŞE GELİYOR İLK DEFA BENDEN SAVUNM İSTENDİ AMA BENDEN SAVUNMA NEDEN İSTENDİĞİNİ BİLMİYORUM KONUYLA İLGİLİ ACİL YARDIM EDEBİLİR MİSİNİZ ? ŞİMDİDAN TESEKKUR EDERİM..

çekmeceli on 4 Ocak 2015 20:41 dedi ki...

Jengaları koyacağınız bir yer yokmuydu ki onları herkese açık bir koridora bıraktınız. O tür malzemelerin konulduğu bir dolap olur,bir veya ıkı kişi sorumlu olur ve turnuva başladımı çıkarırlar bitince toplayıp yerine koyarlar. Sizden savunma istenmiş demek ki sizi sorumlu tutmuşlar. Savunmayı isteyen kişi neden istediğini de söyler. Çünkü savunma yazılı istenir, yazılı verilir. Jengaları koridora koyan siz değilseniz problem yok eğer sizseniz ona göre savunma yazmak gerekir.

Adsız dedi ki...

Merhabalar, Özel şirkette çalışmakta olup bir projede üst kaplamayı vermeyi unutmuşum ve oradan makine su alıp bozulmuş bunun üzerine savunmamı istediler ve bir gün içerisinde cevap vermem gerektigini belirttiler ve bu işleri yaparken sonraki gün eksik kısım için malzeme ürettiriyorum fakat 6 gün sonra montajına gidiliyor yanı kısacası işin yanlış olması için herkes elinden geleni yapmış. Makine bedeli 15bin civarı ve aynı zamanda benim bir müdürüm var işler onun kontrolünden sonra üretiliyor. Burada benim savunma vermem gerekirmi yada nasıl bir yol izmemem lazım ?

çekmeceli on 9 Ocak 2015 17:33 dedi ki...

Bir bölümden sorumlusunuz. Eksik parçanın üretim emrini verdiğinize göre yetkilisiniz. Burada başınızdaki müdür sizlere güvendiği için o sorumlu olmaktan çıkıyor tabi sirketin gözünde. Aslında baş sorumlu.Savunmanızı 6 iş günü içerisinde vermek zorundasınız. Yoksa üzerinizde kalan suçu kabul etmiş olursunuz. savunmanızı yazmaya başlarken " şu tarihte tarafıma vermiş olduğunuz savunmamı isteyen yazıya istinaden diye başlarsanız tarihi belirtmiş olursunuz. iş yerinizde kalite kontrol yok mu yani makine müşteriye teslim edilmeden önce son kontrolü kimse yapmıyor mu ? Konuya siz hakimsiniz. En iyi cevabı da siz bilirsiniz,. Savunmanızı yazsanız da yazmasanız da işveren için bir şey değişmez. Dosyanıza konulacak bu işlem.

Husam dedi ki...

Asagidaki konuyla ilgili size danismak istedim,

Olayin vuku bulmasi ve akabindeki gelismeler:

E-mail yazismalarinda 2 aydan once ( 29 kasim 2014 ) yapilan bir is icin fatura duzenmesinin atlandigi/yapilmadigi ortaya cikiyor,( 4-5 kisinin c.c. de oldugu)
Fatura duzenleme sorumlusu kendisnin haberi olmadigini iddia ederek sucu isi duzenleyen kisiye atiyor,
Yapilan isin amiri; takib eden yazismalarda neden atlandigini soruyor, calisan ise aslinda fatura duzenleme mesulune ve faturayi isteyen diger calisana mail atildigini ( e-mail ekine delil olarak ekleyerek ) diger 4-5 nedeni de siralayarak izah ediyor,
Fakat amir 2 is gunu sonrasinda "durum tespit tutanagi" hazirlayarak

Yapilan ise ait fatura duzenlenmendigi ve bunun sirkete maddi ve dolayli imaj kaybina soz konusu olmasindan dolayi isin sorumlusunun yazili savunmasi talep edilmesi ve disiplin sureci baslatilmasina karar verilmistir.

Der, ve ertesi mesai gunu IK bolumu isi duzunleyenden: sorumlu oldugunu ve gerekeni yapmadiginindan ,sirketi maddi zarara ugrattigini mesai bitimine kadar yazili savunmasini ister ( normalde 2 gundur )

Isi duzenleyen ise cevabini uzun ve detaylica verir,
Amirin fatura duzenleyen kisiyi gorevlendirdigini, ' fatura duzenleyenin fatura kesmek icin gerekli bilgi ve erisimlere sahib oldugunu, fatura isteyen ve kesmesi gereken kisiyi mail yoluyla her ikisine de bildirdigini, her ikisininde gereken takibi yapmadigini, fatura duznlenmesi, sonrasindaki takibi veya kontrolunun hic bir zaman isi duzenleyene ait olmadigini bunun yazili veya sozel olarak hic bir zaman bildirilmedigini ve gorev tanimlarinda olmadigini, ekleriyle iletiyor,
IK ya teslim ettigine dair imzalatiyor,

1-Sirkette IK dahil kimsenin gorev tanimi yok.
2-Disipline sevk edilmesi deniyor, fakat boyle bir kurul yok tanimli degil
3-Tespit i yapan amirin belki de sozlu cevap verecegi soyleniyor, yazili savunma istenip sozlu cevap oluyormu ( idda eden zaten amir ve sonra karar veren yine amir olabilirmi ?)
Amir aslinda her gun diger calisanlarin hatasini goruyor ve biliyor fakat aksiyon almiyor,
4-Sonraki adim yasal olarak nedir ?
a-isyeri tatmin olmaz ve ceza uygun gorur
b-dosyaya kaldirirlar ve Bir daha savunma istenecek bir olay olduğunda, üçüncü ihtara gerek kalmadan gönderilsin

çekmeceli on 21 Şubat 2015 18:28 dedi ki...

İşçinin Savunmasının Alınması
İş sözleşmesi feshedilirken bazı durumlarda işçinin savunmasının alınması gerekmektedir. Nitekim işveren tarafından geçerli nedene dayanarak yapılacak fesihlerde bu böyledir. İş Kanunu’nun 18. maddesine göre ; ‘ Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır ’ demektedir. Bu tanıma göre geçerli neden ; haklı neden kadar ağır olmamakla birlikte işin ve işyerinin işleyişini olumsuz yönde etkileyen ve taraflardan biri için iş ilişkisinin devamını zor kılan nedenlerdir.
Haklı Nedene Dayanarak Yapılan Fesih
İş Kanunu’nun 25. maddesi haklı nedenleri düzenlemiş olup bu nedenlerin varlığı halinde iş sözleşmesinin haklı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Fakat bu nedenli fesihte işçinin savunmasının alınması zorunluluğu düzenlenmemiştir. İşbu nedenle İş Kanunu 25. maddeye dayanarak yapılan fesihlerde işçinin savunmasının alınması zorunluluğu yoktur.
Geçerli Nedene Dayanarak Yapılan Fesih
Geçerli nedenle fesih de kendi bünyesinde iki ana başlıkta incelenmektedir. İş kanunu 18. maddesinde de belirtildiği üzere ya işçinin yeterliliğinden veya davranışlardan kaynaklı bir sebep olmalı ; ya da işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan bir sebep olmalıdır. Peki hangi nedene dayalı olarak işçinin savunması alınmalıdır ?
İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından dolayı geçerli nedene dayalı olarak iş sözleşmesinin feshedilmesi isteniyorsa mutlaka işçinin savunması alınmalıdır. İşçinin savunması alınmadan bu sebebe dayalı olarak yapılan fesihler haksız fesih olacak ve işe iade davaları işçi lehine sonuçlanacaktır.
İş Kanunu’nun 19. maddesine göre ; ‘..Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez..’ denilmiştir. Madde metninde de görüldüğü üzere ancak ve ancak işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle fesih söz konusu olunca savunma şartı devreye girecektir. Buna göre savunmanın alınması gereken fesih ve şartları şu şekildedir :
İş güvencesinden yararlanan bir işçi olmalı
İşçinin sözleşmesi kişiliğinden kaynaklanan sebeplerle feshedilmeli
Fesih bildirimi yapılmadan savunması alınmalı
Bu şartların varlığı halinde usülüne uygun bir fesihten söz edebiliriz.

çekmeceli on 21 Şubat 2015 18:29 dedi ki...

İşçinin Kişiliğinden Kaynaklanan Nedenler ve İşçinin Savunması
İşçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi, işçinin davranışları veya verimi nedeniyle sekteye uğramış ise ve bundan dolayı işverenden bu iş ilişkisinin devamı beklenemiyorsa bu geçerli nedene dayalı olarak iş ilişkisi feshedilebilecektir. Burada işçinin kişiliğinden kaynaklanan sebepler ya işçinin performansından (yeterliliğinden) ya da davranışlarından (kusurlarından) kaynaklanacaktır. Bu şartın yanı sıra işçinin bu yetersizliği iş ilişkisine de olumsuz etki etmelidir. Böyle bir fesih söz konusu ise işçinin mutlaka savunması alınmalıdır. Aksi halde yapılan fesih İş Kanunu’nun 19. maddesine aykırılık teşkil edecek ve haksız fesih sonucunu doğuracaktır

çekmeceli on 21 Şubat 2015 18:30 dedi ki...

İŞÇİNİN SAVUNMASININ ALINMASINDA USÜL
İş sözleşmesi, işçinin kişiliğine dayalı sebeplerle feshedildiği takdirde işçinin savunmasının alınması zorunluluğu açıktır. Bu zorunluluk yerine getirilirken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar söz konusudur. Nitekim işçinin savunmasının ne zaman alınması gerektiği, ne şekilde alınması gerektiği feshin geçerli mi geçersiz mi olduğu konusunda önem taşımaktadır.
İşverenin Bildirimi : İşveren, iş sözleşmesini işçinin kişiliğinden kaynaklanan sebepler dolayısıyla feshedeceğini yazılı olarak bildirmelidir. Bu bildirimde işçinin savunması için yeterli süre vermeli, bu süre içerisinde savunmasını yazılı olarak yapması gerektiğini, savunmasını bu süre içerisinde yapmadığı takdirde savunma hakkında vazgeçeceğini ihtar ederek belirtmelidir.
İşçinin Savunması Yazılı Olarak Alınmalıdır : İş Kanunu’nun 19. maddesinde işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmakla yükümlü olduğu açıktır. Fakat madde devamında savunma zorunluluğundan bahsedilirken herhangi bir yazılılık şartından söz edilmemiştir. İş Kanunu’nun 109. maddesine göre ise işçiye yapılan her bildirimin yazılı olarak yapılması zorunluluğu söz konusudur. Bu maddeden kıyasla işçinin savunmasının yazılı ve imzalı olarak alınması gerektiği kanaatindeyiz. Nitekim işçinin savunması sözlü olarak da alınabilir fakat bu husus, şayet ilişki dava aşamasına taşınırsa, ispat bakımından sorun doğuracaktır. İşbu nedenle işçinin savunmasının yazılı olarak alınması hem işveren hem de işçi açısından ispat sorununu ortadan kaldıracaktır Önemli olan bir diğer husus da savunmanın alınması esnasında işçinin imzasının da alınmasıdır. Nitekim imza, savunmanın kime ait olduğunu tespit bakımından ileride doğacak ihtilafları engelleyecek niteliktedir.
İşçiye Savunma İçin Uygun Bir Süre Verilmelidir : İşçinin savunmasının alınması durumunda, işçiye savunma için uygun bir süre verilmelidir. Her ne kadar buna ilişkin İş Kanunu ve çerçeve kanunlarda bir hüküm bulunmasa da hakkaniyet kuralları doğrultusunda bu şekilde davranmak gerekmektedir. İşçiye makul bir süre verilmediği takdirde işçinin savunma hakkı zedelenmiş olacak, bu nedenle yapılan fesih geçersiz bir fesih olarak nitelendirilecektir.
Tüm bunların yanı sıra geçerli bir fesihten söz edebilmek için ; işverenin işçisinden savunma talep ettiği zaman dilimi de önem taşımaktadır. Şayet işveren fesih bildiriminde bulunmuş olup kanunda belirtilen ihbar süreleri içerisinde savunma alma işlemine girişmiş ise bu savunma geçersiz kabul edilecek ve sözleşmenin bu şekilde feshi geçersiz sayılacaktır.
Sonuç olarak ; iş sözleşmesi işçinin verimine veya davranışına bağlı sebeplerle feshediliyorsa muhakkak işçinin savunması alınmalıdır. İşçinin savunmasının alınmadan geçerli nedene dayalı olarak yapılan fesih ; geçersiz fesih kabul edilecek ve işe iade davası işçi lehine sonuçlanacaktır. Bunun yanı sıra savunma alınırken ispat bakımından savunma yazılı olarak alınmalı, işçiye imzalatılmalıdır. ( Alıntı )

Husam dedi ki...

Hizli cevap icin cok tesekkurler,
30 calisandan cok olan sirkette 3 yildir calisiyorum, anlasilan 18. maddeye gore sistenmis, sayfa basindan ve olaylara cevabinizdan da anlasildigi gibi yakinda bana fesih haberini verecekler anlasilan, son iki sorum olacakti. 18. maddeye gore tazminati vereceklermi ( yoksa vermemek icinmi ugrasiyorlar 2. bir savunmada fesih mi ederler ) 2. ve son sorum Savunma talebinde ki tarafima yapilan suclama yalan oldugundan, ise iade davasi acarsam sansim olurmu ? ( suclu olmadigimi destekleyici e-mailler mevcut ) ayrica yalan oldugundan ve sirkette cogu calisanin aleni hata yapmasina karsin savunma istenmemesinden dolayi, suclu degilim ve sadece bana yapildi mobbing davasi acarsam sansim olurmu ?
Emek ve gayretleriz icin cok ama cok tesekkur ederiz.

çekmeceli on 23 Şubat 2015 09:02 dedi ki...

İŞÇİYE HANGİ DURUMLARDA TAZMİNAT ÖDENMEZ
4857 Sayılı İş Kanunu, 25’inci maddenin 2’nci bendi içinde sıralanan fiilleri işleyen işçiyi, işverene haklı sebeple ve derhal işten çıkarma yetkisi vermekte ve işten çıkarılan işçiye hiçbir tazminat ödemesi gerekmez. İşverenin işçi hakkındaki hak düşürücü yasal süre bir yıldır. Yani olayın oluşumundan itibaren bir yıl geçtikten sonra iş akdini fesh edemez. Ayrıca işveren aşağıda belirteceğimiz olayları öğrendikten sonraki 6 iş günü içinde işçi, iş akdini fesh etmezse, daha sonra bu olayı gerekçe gösterip iş akdi fesh edilemez.
Kıdem tazminatı ödenmemesi gereken haller: 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin 2’nci bendine göre işvren tarafından ihbar ödemesine gerek kalmadan hemen işten çıkarılan işçiye kıdem tazminatı ödenmez.
Yalan söylemek: Hizmet akdi yapıldığı sırada bu akdin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uymayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
Örneğin; yabancı dil bilgisi yeteri seviyede olmadığı halde işvereni yanlış beyanda bulunarak yanıltmak. Tesisat işinden anlamadığı halde, kendisini tesisatçı olarak tanıtmak.
İşverene hakaret etme - sövme: İşçinin işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması. Örneğin; işveren hakkında yalancı, sahtekar, dolandırıcı gibi asılsız isnatlarda bulunması. İşverenin kendisine veya aile üyelerinden birine sövmesi veya hakaret etmesi, iş kanununa göre işçinin işverenin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması hatırlatıldığı halde görevini yapmaması hizmet akdini tazminatsız fesih sebebi saymıştır.
İşyerinde taciz: İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması, işyerinde bir başka işçiye taciz, işçinin tazminatsız derhal işine son vermeyi gerektirir.
İşverene veya işçisine sataşma: İşçinin işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması.
Örneğin; işçinin işyerindeki diğer işçilere karşı sövme, hakaret etme gibi davranışlarda bulunması.
İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı: İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.
İşveren, işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarda alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisine sahiptir.
Alkollü içki kullanma yasağı; alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak üretileni denetlemekle görevlendirilen; kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan; işinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan işçiler için uygulanmaz.

çekmeceli on 23 Şubat 2015 09:03 dedi ki...

İŞÇİYE HANGİ DURUMLARDA TAZMİNAT ÖDENMEZ -2
Doğruluk ve bağlılığa aykırılık: İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
İşyerinde suç işlemek: İşçinin işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. Daha önce işçinin işyeri dışında işlediği bir suç nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması ya da hüküm giymesi halinde kıdem tazminatı alabileceğini belirtmiştik. Ancak işveren işyeri içinde bir suç işlerse bu defa işçi kıdem tazminatını alamamaktadır. Ancak bu durumun oluşması için işçinin en az yedi gün hapisle cezalandırılması gerekir. Örneğin; işyerinde yaralama, öldürme, hırsızlık, hakaret gibi.
İşe devamsızlık: İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki gün veya bir gün içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç iş günü işine gelmemek.
Talimatlara itaatsizlik: İşçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması.
İşverenin malına zarar vermek: İşçinin kendi isteği veya safsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da el altında bulunan makinaları, tesisatı veya başka eşya veya maddeleri 30 günlük ücretinin tutarı ile ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratması

çekmeceli on 23 Şubat 2015 09:05 dedi ki...

İŞE İADE DAVASININ KOŞULLARI:
1- İşyerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyor olmalı. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Örn: Mağazalar zinciri bulunan bir işletmede her mağazadaki işçi sayısı otuzdan az olsa da, tüm mağazalardaki toplam işçi sayısı otuz veya daha fazla ise iş akdi geçerli bir sebep olmaksızın feshedilen işçi bu davayı açabilir. Uygulamada ne yazık ki otuz işçinin tespiti yukarıdaki örnek kadar basit olmuyor. İşverenlerin otuz işçinin altında kalabilmek için muvazaalı yan şirketler kurdukları bilinen bir gerçek. Hal böyle olunca otuz işçinin varlığının tespiti yargılama aşamasında fazlaca uğraştırıyor ve davaların uzamasına sebep oluyor. Aşağıda da değineceğim gibi, böyle bir davanın temyizi safhasında Yargıtay kararını kesin olarak vermek durumunda olduğu halde, otuz işçinin tespitine ilişkin araştırma yeterli görülmediğinde dosya mahkemesine iade edilebiliyor. Bu ise yargılamanın ve hükmün kesinleşmesinin en az bir yıl daha uzamasına sebebiyet verebiliyor.
2- Davayı açacak olan işçi en az altı aydır o işyerinde çalışıyor olmalı. Altı aylık kıdem, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Örn: Kazan’daki fabrikada şantiye şefi olan işçi, fabrikada dört ay çalıştıktan sonra İstanbul’daki merkeze proje sorumlusu olarak getirilir ve iş akdi beş ay sonra feshedilirse altı aylık sürenin tespitinde her iki işyerindeki toplam kıdemi dikkate alınacaktır.
3- İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunmalı. İşverenlerin kıdem tazminatı ve iş güvencesi hükümlerini ekarte etmek kastıyla, objektif unsurları bulunmasa dahi süresi belirli iş sözleşmesi akdettikleri ve her yıl iş sözleşmelerini yine süresi belirli sözleşmeler olarak yeniledikleri bir Türkiye gerçeği. Bu sebeple sözleşmenin niteliğinin yargılama esnasında net bir şekilde ortaya konulabilmesi gerekmekte. Mevsimlik işçiler de, eğer ki belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyorlarsa bu davadan yararlanabilirler. İş akitleri, mevsim sonunda değil, iş akdi askıda iken işveren tarafından yeniden çağırılmadıkları / işe başlatılmadıkları bir sonraki mevsim başında feshedilmiş sayılır ve aşağıda açıklayacağım dava açma süresi de yeni mevsimde işe başlamadıkları günden itibaren başlar.
4- İş akdi işveren tarafından feshedilmiş olmalı. İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. İş akdi işçi tarafından feshedildi ise işçinin bu davadan yararlanma hakkı bulunmamakta. Bazen iş akdinin kimin tarafından feshedildiği çok net olarak ortaya konulamamaktadır. Böyle durumlarda da yine İş Hukuku hüküm ve prensipleri çerçevesinde olayı kendi içinde değerlendirmek gerekir.

çekmeceli on 23 Şubat 2015 09:07 dedi ki...

İŞE İADE DAVASININ KOŞULLARI: -2
5- Fesih geçerli bir sebebe dayanmamalı. Geçerli fesih sebepleri kanunda aşağıdaki gibi düzenlenmiştir;
* İşçinin yeterliliği veya davranışları geçerli bir fesih sebebidir. Bu sebeple yapılan fesihlerde işçinin savunmasının alınması şarttır.
* İşletmenin, işyerinin veya işin gerekleri sebebiyle iş akdinin feshi.
Üstteki sebeplerle yapılan fesihler geçerli fesih sebepleri olup bu sebeplerle iş akdi feshedilen işçinin işe iade davası açma koşulları oluşmamıştır. İşletmenin, işyerinin veya işin gerekleri sebepleriyle yapılan fesihlerde Yargıtay işçi çıkarmayı son çare olarak aramakta, bununla beraber işverenin yönetim hakkını da gözetmektedir. Örn: Türk yemekleri lokantalar zinciri olan işveren, konsepti değiştirip Çin Lokantasına geçmek istediğinde mutfaktaki çalışanların iş akitlerini geçerli bir sebeple (elbette tazminat ve işçilik haklarını ödeyerek) feshedebilir. İş akitleri sona erdirilen aşçılar işe iade davasında işverenin bu konsept değişikliğinin gerekip gerekmediğini mahkemeye taşısalar dahi Hakim işverenin yönetim hakkını bu hususta sorgulayamaz, “gerekmediği” konusunda hüküm veremez.
6- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bu davadan yararlanamaz. Davacı işçinin işyerindeki pozisyonunun yine bu hüküm çerçevesinde titizlikle incelenmesi gerekir. Örn: Bazı işletmelerde unvanı “Fabrika Müdürü” olduğu halde, işe işçi alıp çıkarma yetkisi bulunmayan İşveren vekilleri olabileceği gibi, tüm bu yetkiler Muhasebe Müdürü unvanı altında çalışan işçide toplanmış da olabilir. Bu sebeple özellikle idari kadrolardaki bir işçi söz konusuysa tüm yetkileri titizlikle araştırılmalı, gerekirse tanık anlatımlarına başvurulmalıdır. ( Alıntı )

adsızzz... on 28 Şubat 2015 02:16 dedi ki...

Ya bende de bugün savunma istendi normalde işe giriş saatim 14:15 di ama magza mudur yardımcısı beni 11:15 gibi arayarak 12 de magza da ol dedi bnde 12 de olamayacağımi ancak 13:00 gelebileceğimi söyledim bunun üzerine msy bana 12 de gelmiyosan hiç gelme bugün izin kullan demesi üzerine işe gitmedim ve bugün bnden savunma istedi ne yazabilirim

çekmeceli on 1 Mart 2015 13:26 dedi ki...

Bunu ispatlayacak bir durumun yok. Onun için senden savunmanı isteyen birime hitaben yazacaksın.
…………………. Bey izinli olduğum bir günde beni telefonla arayarak benden 3 saat gibi bir zaman erken işe gelmemi istemiştir. Beni aradığı saat ile işbaşı yapmamı istediği saat arasında 45 dakika gibi bir zaman dilimi var ve ben bu zaman içinde oraya ulaşım araçları ile ulaşmamın mümkün olmadığını kendisine bildirdim. Bunun üzerine saat 12 de orada olmazsam işe gelme diye söyledi amirim olduğu için bende gelmedim. Ertesi gün işbaşı yaptığımda benden bu savunmayı istemiştir.
Çünkü ………………………………………………………………………………………………………………………
Bilgilerinize
Ad soyad - imza Tarih

NOT : Çünkü yazan yere kaç araçla oraya ulaşabileceğini ve burada geçen zamanı yazarsın. Eğer aradığı zaman telefonunda duruyorsa fotoğrafını çek en sonda imzanın altına
EK : arama zamanının fotokopisi diye yaz ve savunmaya tuttur. Ayrıca sende de sakla dursun

Adsız dedi ki...

Merhaba;
benden bugün savunma istendi firma dışından şahışlara firmayı zarara uğratacak bilgi paylaşıldığı tespit edilmiştir diye. ama ortada öyle bir durum yok iftira bu. anlaşamadıkları bir elemanı çıkardılar ve onun haklarını istemesini benım söylediğim suçunu atıyolar nasıl bi savunma yazmalyım.

çekmeceli on 28 Nisan 2015 13:24 dedi ki...

İftira atarak savunma istemezler. Muhakkak ellerinde sağlam bir delil vardır. Sonuçta sizi işten çıkardıklarında iş mahkemesinde dava açacağınızı bilirler. Bu tip olaylarda iddiayı ispat yükümlülüğü işverende olacağı için , mahkemeye bir delil sunmak zorunda. Ya konuştuğunuz kişi yada kişiler işverenle bilgi paylaşımında bulunmuştur ya da siz mail yoluyla yada elden görsel veya yazılı bilgileri paylaştınız onları yakaladılar. Zaten savunma istenmişse yazılı olarak , burada yazar niçin istendiği yada iş kanununun hangi maddesine istinaden istendiği.
Sonuç olarak bu soruların cevapları sizde olduğu için daha önce yazılmış savunma yazılarını okursanız size en uygununu yazacağınızdan eminim. Ama yazmamazlık etmeyin. Yok böyle bir şey tamamen asılsız ve iftiradan oluşmaktadır diye iki satır da olsa yazın

Halil Tokgoz on 11 Mayıs 2015 09:24 dedi ki...

Merhaba sayın admin kolaygelsin. 3yıldır beton firmasında kantarcı goreviyle calismaktayım. Muhasebe departmanının yapmasi gereken evrak işlerini yapiyordum son iki yıldır asgari ücretli olmadimi söylediler nisan ayı zam ayı olup haliyle maaşima zam bekledim asgari ücretli oldumu devlet zammını beklemem gerektigini söylediler bende işim olmayan evrak işlerini yapmiycami belirttim. Bunun için savunma isteyeceklerini ve Buna karşılık depocunun görevi olan mazot dağıtım işini yaptırmak istiyeceklerini düşünüyorum. İzliyecegim yol nasıl olmalı cevabiniz için şimdiden teşekkür ederim.

Evren Guven on 20 Mayıs 2015 01:07 dedi ki...

Merhaba
İşyerinde tartıştığım bir arkadaşım benimkarşı tarafın eşine yani kocasına hakarette bulunduğumu ve başka mağazalar aleyhine konuştuğum imalarında bulunmuş. Bunlar tamamen asılsız ve kişinin eşini bile tanımadan söylendiği varsayımda bulunarak tarafıma yapılmış bir hakarettir. Gerçeklik payı olmamasına rağmen bölge sorumlusu konuyu benden daha dinlemeden hakkımda önce sözlü olarak istifa yazmamı istedi. Sonrasında bu gerçekleşmediğinde bu konu hakkında savunma yazmamı istedi Üzerime atılan bu iftiranın ve karşılığında istenen savunmanın işten çıkartılmak için yapıldıgı düşüncesindeyim. Bu konu hakkında savunmamı nasıl yapmalıyım ve kendimi nasıl aklarım yardımcı olurmusunuz

Yorum Gönder

 

ÇALIŞANIN PENCERESİ

Emekli olup ta çalışmak isteyenler, hem emekli maaşlarını almak , hem de çalışmak isterler. Yani iki maaş almak her çalışanın hayali.Emekli olduktan sonra bulduğunuz işte , sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilirsiniz. Emekli maaşınızı tam alırsınız ama yeni maaşınızdan % 7.5 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir.

ALO 170

Psikolojik tacizle mücadeleye destek olma için,çalışma ve sosyal güvenlik iletişim merkezi bünyesinde 7 gün 24 saat hizmet vermek için kuruldu. Mobbing mağdurlarına hizmet veriyor. Mobbingin ne olduğu, bununla nasıl baş edileceği ve şikayette bulunulduğu zaman nasıl bir işlem yapılacağı konularında bilgi veriyor.

Blogroll

LAZIM OLUR

LAZIM OLUR

STAJ SİGORTASI BAŞLANGIÇ SAYILMAZ Staj sigortasında, kişileri emekli eden ( malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ) primi ödenmediğinden “staj sigortası” emeklilik için başlangıç sayılmaz.

Adres kayıt sisteminde adresinizin kayıtlı olup olmadığını https://adres.nvi.gov.tr internet adresinden öğrenebilirsiniz.

Nüfus sureti belgesi muhtarlıklardan veya noterlerden verilmektedir. Nüfus müdürlüğünden yerleşim yeri belgesi ( ikametgah ) ve nüfus kayıt örneği belgesi ücretsiz olarak verilmektedir.

AKLINIZDA BULUNSUN

Karıncalar için ise en güvenli ve caydırıcı araç Limon’dur. Karıncaların geçtikleri yerlere küçük dilimler halinde limon koyun,limonu sevmeyenlerinde olduğunu göreceksiniz. Karıncaların bulunduğu yere yarım kesilmiş limonu bırakın , hele hele limon çürümeye başlayınca çevrede karıncaları arasanız da bulamayacaksınız. NOT EDİN Zamanla fırının içine sinmiş yemek kokuları sizi rahatsız ederse bunun kolayı var. Yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tavayı fırının orta yerine koyup fırını birkaç dakika çalıştırın. İstenmeyen kokuların kaybolduğunu göreceksiniz. Evde kullanmadığınız çaydanlıkların içine bir parça kesme şeker koyarsanız zamanla oluşacak hoş olmayan kokuları önlersiniz. Kızartma yaparken mutfağınızın kötü kokmasını istemiyorsanız ocağın bir gözünde bir tencerede sirkeli su kaynatın

Başa gelen çekilir Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template